Tarih Kitapları

Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü pdf indir

Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü pdf indir, kitap özetleri sitemizde Osmanlı Tarihi Kitapları türünde çıkarılan Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü kitabını paylaştık. 242 sayfadan oluşan Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü kitabının yazarı ise Saliha Okur Gümrükçüoğlu‘dır. Ciltsiz kapağa sahip olan Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü oku indir. Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü pdf indir yandex, Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü pdf indir idefix, Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü PDF indir drive indirme linkleri yazımızda..

Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü Pdf indir

Osmanlı Devleti’nde Hak Arama Özgürlüğü Kısa Özet

İdari teşkilatlarını ve kurumlarını sağlam temellere dayandırmış olan devletler tarih sahnesinde uzun süre kalabilmişlerdir. Osmanlı devleti de bunlardan biri olarak hâkim olduğu geniş coğrafyada altıyüz yıldan fazla bir süre birbirinden farklı inanç ve kültüre sahip tebaayı birliktece yaşatmayı büyük ölçüde başaran bir yönetim kurabilmiştir. Hiç şüphesiz bu durum Osmanlı devletinin adlî, idarî ve siyasî alandaki teşkilatçı yapısı ve önceki Türk devletlerinden tevarüs etmiş olduğu geleneklerin tesiri ile hâsıl olmuştur.

Her köklü devlet gibi Osmanlı Devleti de toplumda adaletin tesisine önem vermiş ve gerekli hukukî düzenlemeleri yapmıştır. İslam geleneğinin Osmanlı’ya olan etkisi de göz önünde bulundurulduğunda, İslam hukukunda önemle üzerinde durulan hak ve adl (adalet) kavramlarının Osmanlı devletinde de yerini bulduğu görülür. Bilindiği üzere İslam hukukunda hak tabiri bir çok manaya gelmekte ve hukukun alt dallarında da farklı terim anlamlar kazanmaktadır. Hak kelimesinin çoğulu olan hukuk tabir diğeride kural, kanun anlamında toplumdaki beşerî ilişkileri adalete uygun olarak düzene koyma anlamı taşır. Hukuk sistemlerinin bireylerin hak ve sorumlulukları içinde denge kurma işlevi olduğu varsayılırsa hak tabirinin hukuk telakkisiyle birlikte insanlık tarihi kadar uzun bir arka planı olduğu görülmektedir.

Çalışmanın dönemini teşkil eden XVII. yüzyılın, gerek sosyal ve siyasî yapısı gerekse yaşanan isyanlar ve yaşanan iktisadî zorluklar sebebiyle bir çok araştırmacı aracılığıyla *geçiş dönemi* olarak vasıflandırdığı bilinmektedir. 1649-1653 senelerı içindeki Şikâyet Defterlerini kapsayan bu eserde, söz konusu dönemin hukuk ve adalet anlayışının gün yüzüne çıkarılması amaçlanmıştır. Bu nedenle halkın veya idarecilerin hangi konularda şikâyetlerinin olduğu tespit edilerek Osmanlı devletinde gerek bürokraside gerekse adalet alanında aksayan yönlerin belirlenmesi, dönemin hukuk işleyişini anlamak yönünden önem taşımaktadır. Hiç şüphesiz yaşanan gelişmelerin ve değişimlerin incelediğimiz şikâyetlere de yansıdığını belirtmek gerekir.

Şikâyet defterlerine Divan kâtipleri aracılığıyla elde edilen metinler yerel mahkemelerin kararlarına vâki itirazlardan, birden fazla şikâyet sonucu Divan’a havale edilmiş davalardan, veya doğrudan Divan-ı Hümayun’da görülmesi gereken şikâyetlerden buluşmaktedir. Kimi zaman reâya1 kimi zaman da görevliler aracılığıyla Âsitâne’ye ulaştırılmış şikâyetler Divan’da incelenerek, arada bir gereğinin yapılması arada bir de mahallinde görülmeyip doğrudan Âsitâne’ye havale edilmesi ile karara bağlanmıştır. Bu çalışmada şikâyetlerin ışığında dönemin mahkemelerinin işleyişi ve idarecilerin hukuka bağlılıklarının sorgulanması amaçlanmıştır.

Çalışma üç bölümden buluşmaktedir. Birinci Bölüm Osmanlı Devleti’nin siyasî ve idarî yapısına ayrılmıştır. Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan söz konusu yüzsenelera kadar olan siyasî geleneğine kısaca değinilmiş ve özellikle siyasî yapıyı tehdit eden isyan ve ayaklanmaların neden ve sonuçları ile ilgili bilgi verilmiştir. Osmanlı Devleti’nin temel olarak bürokratik unsurlarına temas edilerek 17. yüzyılın bürokratik işleyişi ile ilgili kısaca bilgi verilmiştir.

İkinci Bölüm Osmanlı hukukunun genel yapısı ve işleyişi ile ilgilidır. Özellikle şer’î mahkemeler ve işleyişi, bunun bunun yanında yüksek yargıyı ifade eden Divan-ı Hümayun, vezir-i azam divanları tanıtılmış, şikâyetlerin Divan’a hangi yollarla ulaştırıldığı ile ilgili bilgi verilmiştir.

Çalışmanın son bölümü Divan’a ulaştırılan şikâyetlerin tahlininin yapıldığı ve şikâyetlerin hukuki sonuçlarına yer verildiği bölümdür. Bu bölümde özellikle hangi kurum yahut görevliden daha fazla şikâyet edildiği, bu şikâyetlerin çoğunlukla kimler aracılığıyla yapıldığının görülmektedirılması amaçlanmış ve söz konusu tasnifler grafiklerle desteklenmiştir. Bunun yanı sıra halkın en fazla hangi konularda şikâyeti olduğu tespit edilmeye çalışılmış, şikâyet edilenler ile ilgili metinlerin sonundaki ceza, tembih ve ikazlar *Şikâyetlerin Hukuki Sonuçları* başlığı altında bunun bunun yanında incelenmiştir. Dipnotlarda hükümleri gösterirken verilen kısaltmalarda birinci rakam defter sayfasını, ikinci rakam ise hüküm numarasını ifade etmektedir (A.ŞKT-1, 125/551).

İncelenen şikâyetleri tasnif ederken karşılaşılan zorluklar ve tasnifte esas alınan usul ile ilgili da bilgi vermek yerinde olacaktır. Öncelikle Divan’a gönderilmiş arz ve mahzarlar birden fazla şikâyet konusunu içerdiğinden, metinler konu yönünden tasnifi hükmün sonunda verilen karar esas alınarak yapılmıştır. Şikâyet konuları, ceza, vergi, arazi, borçlar, eşya, miras ve aile başlıkları altında incelenmiştir. Bu başlıklar içine yerleştirilemeyen azl ve tayin emirleri, ihzar hükümleri, Divan’a gönderilmesi emredilen malları (sevkiyat) ihtiva eden kayıtlar ise *Diğer Hükümler* başlığı altında işlenmiştir.

Şikâyet konuları incelendiğinde Divan’a en fazla şikâyet gönderilen konunun *Görevi Kötüye Kullanma* olduğu görülmüştür. Gerek mülki gerekse kazai alandaki personellerin işledikleri yasaya aykırı fiileri kapsayan bu başlık altına vakıf personelleri dahil edilmemiştir. Vakıflarla alakalı olan şikâyetler bunun bunun yanında *Vakıf* başlığı altında tahlil edilmiştir.

Şikâyet eden yahut ile ilgili şikâyet edilenler *Ehl-i Örf*, *Ehl-i Şer’* ve *Reaya* olmak üzere üç bölümde incelenmiştir. Beylerbeyi, sfakatbeyi, vezir, gibi idarî alandaki görevliler, sipahi, zaim, cizyedar gibi toprak personelleri, yeniçeri, subaşı ve vakıf personelleri ehl-i örf kategorisinde değerlendirilmiştir. Kadı, müderris ve ulema ehl-i şer’ grubunda yer alırken; nakibü’l-eşraf, meşayih ve seyyid olarak anılan grublar *reaya* içerisine dahil edilmiştir.

Gayr-i müslimlerin tasnifinde ise devlet görevinde olanlar ehl-i örf, cemaat içindeki dini statüyü ifade eden görevliler (papaz, rahip) diğer halk gibi *reaya* grubuna dahil edilmiştir. 2215 adet şikâyetin doğru tasnif ve tahlil edilebilmesi için gerek şikâyet konularını gerekse şikâyet eden ve edilenleri her seferinde değişik bir bölümde saymak ve zabt etmek gerektiğinden, yapılan sayımlarda ufak hataların olabileceği de gözden kaçmamalıdır.

Osmanlı devletinin tümü ile ilgili, incelenen dönemle alakalı genel bir kanaate varmak için defterlerden başka diğer hukuki kaynakların da gözden geçirilmesinin gerekli olduğu âşikârdır. Bu nedenle dönemin diğer kaynaklarından, mahkeme sicil defterlerinden faydalanılmaya gayret edilmiştir. Bunun yanı sıra incelenen şikâyetler imparatorluğun çok değişik bölgelerine ait kayıtları içermesi saygınlığıyla da genel bir kanaat oluşmasına yetecek bir mahiyete sahiptir.

Şikâyet Defterleri ile alakalı yapılmış ilk kapsamlı çalışma 1984 senesinde neşredilen ve 1675 tarihli şikâyet defterinin tıpkıbasımını yaptığı ve yer isimlerinin de verildiği Hans Georg Majer’in Das Osmanische Registerbuch der Beschwerden (Şikâyet defteri) vom jahre 1675 adlı eseridir. Halil İnalcık’ın Osmanlı’da Devlet, Hukuk, Adalet eserinde bulunan Şikâyet Hakkı ile alakalı makalesi, toplumdaki şikâyet hakkı üzerinde durmuştur. Ayrıca Murat Tuğluca’nın Osmanlıdaki şikâyet mekanizmasını konu edindiği Şikâyet Mekanizması ve İşleyiş Biçimi adlı çalışmasını da zikretmek gerekir. Bunun dışında bazı araştırmacıların çalışmalarında şikâyet defterlerinden faydalandığı görülse de, bu alanda fazla çalışmanın yapılmadığı ve yeni araştırmacıların ilgisine ihtiyaç olduğu aşikârdır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu