Tarih Kitapları

Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak pdf indir

Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak pdf indir, kitap özetleri sitemizde Tarih Araştırma ve İnceleme Kitapları türünde çıkarılan Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak kitabını paylaştık. 364 sayfadan oluşan Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak kitabının yazarı ise Mustafa Hatipler‘dır. Ciltsiz kapağa sahip olan Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak oku indir. Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak pdf indir yandex, Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak pdf indir idefix, Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak PDF indir drive indirme linkleri yazımızda..

Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak Pdf indir

Balkan Harbi`nde Muhacir Olmak Kısa Özet

Göç, her ne şartlarda yapılmış olursa olsun, bir yerinde veya bir yerlerinde acıyı saklar. Bu durum, en meşakkatli göçler için de en müreffeh göçler için de geçerlidir. Çünkü göç, ardında bırakılanbütün geçmişi, dipdiri ve taptaze olarak elinde tutar. Dolayısıyla, her göç, birikmiş bir özlemdir. Her göç, geçmişi, her gün, her an defalarca tekrar tekrar yaşamaktır. Her göç, ağacın köke bağlılığı neyse onu yitirmektir. Her göç, ayrı bir gurbettir. Gurbet ise başlıbaşına, apayrı bir acı ve ızdırabın adıdır. Gurbet; Üstad Necip Fazıl Kısakürek (2013)’in dizelerinde:

*Gül büyütenlere mahsus hevesle,
Renk dertlerimi gözümde besle!
Yalnız, annem gibi, o ılık sesle,

İçimde dövünüp ağlama gurbet!..* yazdığı gibi, annemizin ılık sesiyle içimizde dövünüp ağlayan bir duygu veya Şair Fahri Ali (Baymak, 2016)’nin ifadesiyle suyun bile ağırlaştığı bir yaradır.

Balkan Harbi, Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden silinme eyleminin veya Şark Meselesi’nin çözümünün provası hükmündedir. Bu prova, yüz binlerce insanın katledilmesi, yerinden yurdundan edilmesi, evsiz barksız kalması ve açlığa mahkum olması uğruna yapılmış ve yaptırılmıştır. Bu zamanda var olan kolera salgını ve ağır iklim koşulları da bu provayı adeta kolaylaştırmıştır. Osmanlı Devleti, gerek sayısal olarak gerek moral olarak gerekse yapısal olarak kazanılması olabilecek olmayan bir harbe sokulmuştur. 93 Harbi ardından Balkan coğrafyasındaki terör ve çetecilik hadiseleri ile yıpratılmış ve savaş stratejisini önceden hiç tatbik etmediği bir sistem (kolordu düzeni) ile belirlemiş olan ordu, yolları, iletişim ve ulaşım imkânları kısıtlı bir konum ile harbe giren Osmanlı Devleti’nin, bu harbi kazanacağına, harp taraftarı olan manipüle edilmiş bir kitleden başka kimse inanmıyordu. O kitlenin de harp taraftarlığı her türlü bilgi ve donanımdan yoksundu. Dönemin yöneticilerinin harp taraftarı olan o kitleyi teskin etmek için kullandıkları ifadeler, aynı zaman da devletin acziyetinin değişik bir ifadesinden başka bir şey değildi.

Bu açıdan bakıldığında bu kitlenin, mevcut hükümetin değişmesi gibi siyasi bir ihtiras ve amaç uğruna koskoca devleti kaybedeceği belli olan bir savaşa sokma gayreti içinde olduğu düşünülebilir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu